| tuttum | emre |
| tuttum | quee |
| tuttum | prensesfiyona |
| tuttum | obsessive1 |
| tuttum | Zamk |
| tuttum | mercurius |
| tuttum | wakizashi |
| tuttum | lailailom |
| tuttum | patrickthestarfish |
| tuttum | cervantes |
| tuttum | drwall |
| tuttum | azurenus |
| tuttum | yaprakyorum |
| tuttum | Libertizan |
| tuttum | timinya |
| tuttum | roxieheart |
| tuttum | under the bridge |
| tuttum | azucar |
| tuttum | serenissima |
| tuttum | jenastr |
| tuttum | Trofimovic |
| tuttum | timsah07 |
| tuttum | garfieldthelazy |
| tuttum | vagas |
| tuttum | popsiclepout |
| tuttum | mervesevi |
| tuttum | NathanNever |
| tuttum | Milagro |
| tuttum | hypnotica |
| tuttum | zardoz |
| tuttum | aki aki |
| tuttum | kede |
| tuttum | deadly china doll |
| tuttum | bek |
doktorcum
cihangir kafedeki entel kahvalti ve sucuklu menemen icin tesekkur ediyorum bir kez daha.
way beee kıskandım walla...
keşke ben de istanbul'da otursam da kahvaltı ısmarlasa bana doktor en entelinden :(
Ahh ah... Bi cesaret edip yolun buralara düşse daha neler neler göstereceğim ama... :D
doktorcum
$ahin K abimizi biz de gorduk piedra arkadasim ile.
"fotograf cektirmek istiyoruz sizle, musade var mi canim abim" diyemedik. "istiyor musunuz amınagodugum" felan der, gerginlik olur diye.
Offf... Büyük bir yanılgı içine girmişsin... Acaip şeker ve esprili bir beyefendi. :D
Ben karar verdim zaten, bir filminin "behind the scene" bölümünü çekicem. Daha kendine demedim ama hayır diyeceğini de zannetmem. Tabii niyetim canlı bir şov izlemek... Çekiyor musun dediklerinde zoom yaparım artık...
ne biliyim be doktor
biliyorum esprili canim, yani bir "sahil.mpeg"de olsun, bir "bahcivanın karısı.wma"da olsun aleni gozukuyor esprili bir beyfendi oldugu da yani simdi insaniz. bana kalkip "istiyor musun aminagodugum" dediginde ben burnunun uzerine koyardim yumrugu kendimi biliyorum.
hahah bihaynd olayini sevdim, fayntenksle ben de bi vidyo yapicaz. showun krali orda, birak sahin ka'yi be doktor, o olmus show zaten.
One day in your life
You’ll remember a place
Someone touching your face
You’ll come back and you’ll look around, you’ll . . .
One day in your life
You’ll remember the love you found here
You’ll remember me somehow
Though you don’t need me now
I will stay in your heart
And when things fall apart
You’ll remember one day . . .
One day in your life
When you find that you’re always waiting
For a love we used to share
Just call my name, and I’ll be there
Tanju Okan'ın ciddi alkol problemi olduğu için eşi terkeder onu. Büyük üzüntü yaşar usta. Ama çıkarması gereken bir de kaset vardır. Stüdyoya gidince yapımcısı yeni bir şarkı bulduğunu söyler ve "Kadınım" ın sözlerini verir eline. Tanju Okan bir kez okur şarkıyı. Tekrardan okumasına izin vermezler çünkü bir daha bu kadar güzel okuyamayacağını düşünürler.
Eşyalar toplanmış seninle birlikte
Anılar saçılmış odaya her yere
Sevdiğim o koku yok artık bu evde
Sen
Kıyıda köşede gülüşün kaybolmuş
Ne olur terketme yalnızlık çok acı
Bu renksiz dünyayı sevmiştik birlikte
Sen kadınım
Hatırla o günü karşıki sokakta
Seni öptüğümü ilk defa hayatta
Kollarımda benim ilkbahar sabahım
Sen
Sönmüş bak ışıklar ev nasıl karanlık
O ılık aydınlık yuvamız soğumuş
Geceler bitmiyor ağlıyorum artık
Sen kadınım
Eşyalar toplanmış seninle birlikte
Anılar saçılmış odaya her yere
Sevdiğim o koku yok artık bu evde
Sen
Masamız köşede öylece duruyor
Bardaklar boşalmış herbiri bir yerde
Sanki hepsi hasret senin nefesine
Sen kadınım
Bana bıraktığın bütün bu hayatın
Yaşanan aşkların değeri yok artık
Ben sensiz olamam artık anlıyorum
Sen
Şimdi çok yalnızım
Ne olur kal benimle o kapıyı kapat
Elini ver bana
Dışarda yalnız, yalnız üşüyorum
Sen kadınım
Geçen hafta evde biriken kola şişelerinin şişe paralarıyla bakkaldan birşeyler almak istedim. Bakkal tip tip bana baktı. Oysa ki geçen hafta ne güzel Elvan gazoz ve Tipitip çiklet vermişti.
Garip bişiler oluyor...
Geçenlerde 41 arkadaşım varken biri beni arkadaşlığından attı ve sayı 40'a düştü. Sonra Azurenus ile arkadaşlık kurdum ve gene 41 oldum. Bakıyorum şimdi de, biri daha beni arkadaşlığından atmış.... :(((
Napalım ?? Güle güle sana...
emolasmanin geregi yok doktorcum, hangi terbiyesiz sildi ise ben onun cezasini kesecegim.
çocuklarla girilen komik diyaloglar ı okurken aklıma küçükken yaptığım aptallıklar geldi.
Bir keresinde evimizin ordaki çıkmaz sokağa girmiştim. Bir yerlerden bir köpek çıktı ve beni kovalamaya başladı. Ben de bir yandan kaçıp bir yandan da köpeğe, "Valla bi daha gelmicem, billa bi daha gelmicem" diye sözler verdim.
Aklıma gene birşey geldi, anlatayım...
Şöyle 7 yaşında falanken mahalleden bir simitçi geçiyordu. Sebebini tam hatırlamıyorum ama ya 5. katta oturduğumuz için simitçiyi kaçıracağım için veya annem para vermeyeceği için, o an zemin kattaki eve servis yapmakta olan kapıcımıza gidip "Bana simit alacakmışsın, annem parasını verecekmiş." dedim. Tabii adam inanmadı. Fakat o an kapıda siparişlerini alan kadın bana para verip simit almamı sağladı...
Sonra mı ?? Bana 15 yıl boyunca (Yıl konusunda abartmıyorum) "Simitçi Sinan" deyip güldü.
Demin aklıma geldi... Sizle de paylaşıyım bari.
Uçakla Almanya'ya gidiyordum. Hava çok açıktı ve cam kenarında olduğum için yeryüzünü inceliyordum. Tam olarak 3-4 ülke üzerinden geçtik. Havada olduğumuz için hiçbirinin sınırı belli olmuyordu. İçimden "Ulan" dedim. "Devamlı Almanya'ya gittiğim için nispeten kolay vize alıyorum ama gene de uğraşmış oluyorum. Ne sınırı beee, hepimiz bu dünyanın insanıyız. Sınırlar bile belli değil." dedim.
Evet, hepimiz bu dünyanın insanıyız ama hayatımızda kurallar böyle işlemiyor. Son zamanlarda bi "Dünya Vatandaşı" şeysi ortaya attılar. Sebep belli... İnsanlara hümanizm aşılamak değil. Vatanseverliği ortadan kaldırmak. (Dikkat !!! Milliyetçilik değil)
Bana kompliman yapılınca bir yandan seviniyorum, bir yandan da utanıyorum... Keh keh keh...
KISKANIYORUM !!!!!
.... Çok yalnızım Atam ....
Niye kimse bana mesaj yazmıyor ??? Postanem bomboş duruyor. Sanırım çok az sayıda arkadaşım (Kede ve Hypnotica sağolsunlar) yazdıklarımı okuyor. Ya da okunuyorum da matah bişi olmadıkları bilindiği için yorum yapılmıyor. Neyse... Bu nedenle aşağıya bir kıskançlık listesi oluşturdum. Bakarsınız belki de sizin de adınız geçer. (Pühhh... Kime diyorum ki ben ?? Kendim çalıp, kendim oynucam gene galiba.)
Mesela hakkında devamlı birşey yazılan ve yazılanlara aynı espri ile cevap veren bayan "Ayi Baggins" i kıskançlık listemin baş koyuyorum.
Sonracıma, günde bir sürü, bir sürü etikete ahkam kesen "Truth" da kıskançlık listemde. Yazdığı güzel yazılarla ve komik kişiliğiyle bize orospuları sevdiren "Under The Bridge" i de kıskanıyorum. İçi dışı bir, istediği gibi yazabilen, belki de bu yüzden en özgürümüz olan "Hypnotica" yı da kıskanmaktayım. Sosyomat'ta bulduğu her arkadaşıyla gözümü kamaştıran "Kede" yi de kıskançlık listeme alıyorum. Çektiği komik, bir o kadar da eğitici filmler yüzünden "Fayntenks" i de kıskanmaktayım.
Haaa... Bi de bilen bilir... Sosyomat'la alakası yok ama bacak kadar boyunla benden güzel Almanca konuşan yeğeni mi de kıskanıyorum....
Karanlık bir zindanda gibiyim... İçinde her türlü midenizi bulandıracak hayvan var. Burada cezamı çekiyorum ama kapısı da açık.
İçinde kalmalıyım çünkü dışarı çıkarsam gene suç işliyorum.
Hani sorarlar ya, kalmak mı zor gitmek mi diye... Ben de karar veremiyorum.
Az önce, önce Die Hard 4.0'a sonra da bi aşk filmine gittim. Die Hard hakkında konuşmak istemiyorum, Die Hard gibiydi. Yeri gelmişken söylemek isterim ki ben aşk filmi izlemeyi sevmem. Çünkü aşk filmleri hep mutlu sonla bitti için yaşamla bağdaşmaz. Aşk dediğin; ağlatır adamı, üzer, sonunda da senden daha üstün biri yüzünden de hüsranla sona erer. Oysa ki aşk filmlerinde öyle midir ? Eninde sonunda sevenler birleşir, mucuk mucuk öpüşürler.
Sevmiyorum aşk filmlerini...
Hayatımda hiç şu bilmece bulmaca işlerinde başarılı olamadım.
Biraz dinse de Sudoku fırtınası devam ediyor ve şimdiye kadar çözebildiğim hiçbir sudoku karesi olmadı.
Anladım... Pratik zeka sıfır bende.
LES'te de sudoku tadinda bi soru cıkmıştı.. Pratik zeka konusunda yalnız değilsin doktorcum:S
Öhöm... Öhöm...
Arkadaşlar size adını bilmediğim bir şair tarzında şiir yazmak istiyorum. Başlıyorum... :)
Sıcaklar yaktı beni.
Aşklar yaktı beni.
Ama hiç bir sıcak, aşk kadar yakmadı beni.
Bitti... :))
Dün 4 film izledim sinemada... Aslında toplasan tek film eder mi acaba ?? Nöbetten çıkmanın etkisiyle pek izleyemedim galiba. Uyudum hemen hemen hepsinde. Garip bir şekilde ne zaman uyusam yanımdakiler kalkıp gitmişler. Böylece uyurken ya horluyorum ya da gaz çıkarıyorum. En kötüsü ikisini de yapma ihtimalim.
Filmlerden sadece birini hatırlıyorum.... Adı galiba Üç kırılgan ve sahtekar suçlu Şrek'in imparatorluğu'ydu....
Profilimde 2 değişiklik yaptım. Birincisi artık mesleğimi Doktorluktan, internet müptelasına değiştirdim. Ne yazık ki şahsıma yazılan mesajlar (arkadaşlarımın değil, tanımadığım sosyomatçıların) hep mesleğimle alakalı. İkinci değişiklik ise doğum günümü kaldırmak oldu. Sosyomat'ın yaş ortalamasını arttırdığım kesin de, bari kanıt olmasın... :P
doktorsun işte doktorr!!!
internet üzerinden tedavi yöntemleriyle de ünlüdür kendisi!!
Kuşhan'da ilginç bir dedikodu çıkmış. O doktor değil, hastanede sekreter diye... Garip bir yerde durduğum kesin... :))) Ya da buradaki doktor ismini kaldırdım diye de olabilir. :D
Bugün anladım ki İngilizce-Türkçe çeviri yapabilmek için İngilizce bilmek yetmiyormuş... Türkçe de bilecekmişsin.
CİNNET
Bölüm III
Ne kadar kaçınırsam kaçınayım, kültür şokları peşimi bırakmıyordu... Bir keresinde 2 ayrı kişiye alafranga tuvalette nasıl işenir dersi vermek zorunda bile kalmıştım.
Fakat birşey gözden kaçmasın.... Edirne başka bir dünya, buraya okumaya gelenler başka bir dünyaydı.
Herhalde görüp görebileceğiniz en iyi bekar-öğrenci dostu komşu Edirneliler-Trakyalılardır. Kimse ne evine gelene karışır ne bir laf eder... Hatta aynı evde yaşıyorlar diye kendini çağırdığı zaman sevgilini de getir yemeğe diyenler bile mevcuttur. Bu hoşgörü nedeniyle Trakyalıların kalbimde ayrı yeri olacaktır.
İşte yukarda bahsettiğim kültür şoklarından bunalan bendeniz, hayatımın ilk şiir yazma girişiminde bulunmuştum...
Okuyunuz...
İstanbul'u özledim; martıları, balıkçıları
Ve caddede dolaşan güzel kızları.
Sürgüne geldik buraya, sanki suçluyuz.
Gitmeye niyetimiz yok, belki de mutluyuz.
Ayılar, zontalar, hırbolar
Bilmem neden hepsi buradalar
Üzülmek yersiz, nasılsa kaldık
Niye ÖSS'den az puan aldık ?
Şeytan, belki melekler diyor bas git
Neye inanayım bilmiyorum, aslında hepsi bir hiç.
CİNNET
Bölüm II
Masadaki herkes birşeylerden bahsediyordu ama konular bana o kadar uzak, o kadar yabancıydı ki hiç yorum yapmadan dinlemeyi tercih ediyordum. Yorum yapmaktan çekiniyordum çünkü daha ilk günden beni yanlış anlamalarını istemiyordum. Konu en sonunda tahmin edilebileceği gibi erkek-kadın ilişkilerine geldi. Kızlardan biri, Emrah'a benzeyen bir çocukla 2-3 gündür bakıştıklarından bahsedip kafası ile çocuğun oturduğu yönü işaret etti. Ben de farkettirmeden o yöne baktım fakat diğer arkadaşlarım benim kadar dikkatli değildi ve birden kafalarını o yöne çevirdiler ve kaçınılmaz olarak çocukla göz göze geldik. Hepimiz önümüze baksak da artık çok geçti.
2 dakika çocuk yanımıza geldi ve kıza şunları söyledi.... "Hanfendi niye 2-3 gündür bana bakıp duruyorsunuz ? Açıkta birşey mi gördünüz?"....
CİNNET
Bölüm I
Seneler sonra ikinci kez yolum Edirne'ye düşmüştü.
İlkini doğru dürüst hatırlamıyordum... Bir stationwagon arabanın içinde ailecek Avrupa turuna çıkmıştık ve herhalde anılarımın en zayıf halkasıydı Edirne.
İkinci kez üniversiteyi okumak için gelmiştim. Son derece lakayıt geçen bir yılın sonunda Edirne'de okumaya hak kazanmıştım. Otobüste yüzümü cama döndürmüş, gözlerimden yaşlar geliyordu. Trakya'nın ovaları geçiyordu gözümün önünden ama hiçbirini farketmeme imkan yoktu.
Otobüsten Yurt-Kur'un yurdunun önünde indim. İçeri girip odama gittim. Odada benimki hariç tüm yataklar doluydu. Demek ki herkes benden önce gelmişti. Çevreye bakınabilmek için kantine gittim ve bir masaya oturdum. Tesadüf, masanın diğer ucundakiler benim oda arkadaşlarımdı. Tanışınca hepsinin başka başka şehirlerden geldiklerini öğrendim. Bizler konuşurken arkadaşlarımın yeni tanıştığı 2 kız geldi yanımıza. Edirne'deki ilk büyük şokumu bu kızlar yüzünden az sonra atlatacağımı bilmiyordum.... Devamı Az Sonra....
Şu aralar fotoşapla memelerimi büyütüp, belimi inceltmekle meşgulüm. Yapınca tamam, koyarım bikinili resmimi...
|
|
Atatürk7917 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
YIGITOZGUR4463 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
sosyomatch4109 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile. |
|
|
fenerbahçe3277 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
80s3196 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
Okan Bayülgen1811 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
yasak meyve1642 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile. |
|
|
sinefil1046 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
çocuk pornosuna hayır750 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
FENERBAHÇE 1907562 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile. |